Bugun...
Reklam
Reklam


2020 YILINDA BİN 840 YANGIN
Dünya’ya kâbus yaşatan 2020 yılında Elazığ’da da felaketlerin adı arkası kesilmedi. Yaşanan Depremler ve pandeminin yanı sıra 2020 yılında Elazığ’da Bin 840 yangın yaşandı.

2020 YILINDA BİN 840 YANGIN

Türkiye’nin sayılı itfaiyelerinden birine sahip olan Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü 2020 yılında yaşanan tüm olumsuzluk ve felaketlere rağmen il genelinde Bin 8401 yangına müdahale etti. Bir yılda meydana gelen Bin 840 yangında 2 kişi hayatını kaybetti.

İtfaiye Müdürü İbrahim Başgün, bir yılda meydana gelen Bin 840 yangının Yüzde 80’ninin mesken yangını olduğunu ifade ederek, “2020 yılında 1840 yangına müdahale etmişiz ve bu yangıların yüzde 80’i mesken yani ağır hasarlı binalar, çatı yangınlarıdır. Bu ağır hasarlı binalar yıkılmayana kadar da bu tür yangınlar devam edecek. Bir hasarlı binaya 3-4 kez bile gittiğimiz oldu.  Yakılıyor ve herhangi bir sebepten yanıyor. 94 tane trafik kazasına müdahale ettik. İntihar, kurtarma ve mahsur kalma 2379 müdahalede bulunmuşuz. 657 tane hayvan kurtardık.  153 yerde su çekiminde bulunduk. 683 vatandaşımız iş yeri açma ruhsatı almış bizden. Bu pandemiden dolayı eğitimlerde düşme oldu 96 işyerine gidip eğitim vermişiz.  1437 vatandaşa da yangın eğitimi vermişiz.  1840 yangın içinde sadece iki tane vefat eden vatandaşımız var. Bizim müdahale ettiğimiz trafik kazalarında ve diğer müdahale ettiğimiz olaylarda ölüm yok." dedi.

"TÜRKİYE’NİN EN İYİ İTFAİYELERİNDEN BİRİYİZ"

Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürü İbrahim Başgün, birçok itfaiyeden daha iyi durumda olduklarını belirterek, “Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü olarak şu anda Türkiye’nin en iyi itfaiyelerinden biriyiz.  Çoğu büyükşehirden daha iyi ekipmana sahibiz. Personelimiz son derece tecrübeli bu işi bilen insanlar.  Personelimiz Elazığ’da binlerce yangına ve kurtarmaya katılmış ve şuana kadar bir kazamız olmadı. Bu da Belediyemizin ve İtfaiye Müdürlüğümüzün ne kadar düzenli çalıştığının göstergesidir. 2020 yılında Allah’a çok şükür şuana kadar itfaiye olaylarında herhangi bir kayıp ve kaza yaşamadık. Bu konuda ben Belediye Başkanımız Şahin Şerifoğulları’na teşekkür ediyorum. İhtiyacımız olan en modern araçları, giysileri, aletleri itfaiyemize kazandırmıştır. Şuanda bizim 5 aracımızı öncü olarak kullanıyoruz. Bu 5 aracımızda kurtarma setleri yani kesicisi, ayırıcısı, hava yastığı gibi. Bunlar Kayseri’den bu tarafa hiçbir belediyede olmayan imkanlar son derece donanımlı araçlara sahibiz. Her aracımızda kurtarma setlerimiz bulunuyor.  Olay yerine gittiğimiz zaman sadece yangını düşünmüyoruz. O ara sıkışma olur, göçük olur bunları hesaba katarak olay yerine ekipleri ekipmanları sevk ediyoruz. Şuana kadar vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz.” Diye konuştu.

"ARTIK YÜKSEK YERLER İÇİN ENDİŞE ETMEYECEĞİZ"

İtfaiye Müdürü Başgün, en büyük eksikliklerinin yüksek binalara müdahalede yetersiz kaldıklarını ve bu sorunun da belediye başkanı tarafından çözüldüğünü ifade ederek, "Bizim en büyük eksiğimiz yüksek binalardan kurtarma yaparken müdahale edeceğimiz merdivenlerdi. Bu konuda Sayın Başkan’ımız göreve geldiği zaman bize talimatıydı. Onu konuda gerekli çalışmalarımızı yapmamızı istedi. Çalışmalarımızı yaptık bu tabi uzun bir süreçti. Bu süreci tamamladık. Aralık ayının 5‘inde ihalemizi yaptık ve sözleşmemizi imzaladık.  Aracı firma siparişlerimizi yapmak üzere işe başladı. Elazığ’a 60 metre yüksekliğinde son derece modern ve kurtarmaya yönelik platform 240 gün sonra kazandırılacak inşallah. Bu büyük bir yatırım ve platform bölgede sadece Gaziantep’te var. Bu platform geldikten sonra aracı firmadan kullanım ile ilgili eğitim verilecek. Biz artık yüksek yerler için endişe etmeyeceğiz.” dedi.

"3 GÜN ÇALIŞIYORUZ 6 GÜN DİNLENİYORUZ"

İbrahim Başgün, Corona virüs ile mücadele kapsamında personeli koruma adına vardiya değişikliği yaptıklarını belirterek, “ Normalde biz 24 saat iş, 48 saat dinlenme şeklinde çalışıyoruz. Bu 48 saatlik dinlenme süresi içinde büyük bir yangın veya hadise olursa dinlenmede olan personelimizi çağırırız ve hep birlikte olaya müdahale ederiz. Bazı yangınlara topyekûn gideriz. 24 saat boyunca 35 nöbetçi personel sabittir. Elazığ’ı 2 noktadan kontrol altında tutuyoruz. Pandemiden dolayı Başkanı’mızın izniyle korona virüsten korunmak için 3 çalışıyoruz 6 gün dinleniyoruz. Bu çalışmanın çok büyük faydasını gördük. Şu anda itfaiye çalışanlarımızda virüse yakalanan yok. Bir kaç ay önce birkaç arkadaşımız bu hastalığı geçirdi. Ama bu çalışma ve nöbet sisteminden sonra arkadaşlarımız sağlıklı, olağan üstü bir süre olmadığı takdirde dinlenmede olan arkadaşlarımızı çağırmıyoruz. Müdürlüğümüzde de hem maske hem de hijyen kurallarına sonuna kadar uyuyoruz." diye konuştu.

"5 NOKTANDAN MÜDAHALE EDEBİLECEĞİZ"

Deprem sonrası yapılan TOKİ’ler ile büyüyen Elazığ’da yangınlara müdahale etmek için Belediye başkanı Şahin Şerifoğulları ile görüşmeler yaptıklarını ifade eden İbrahim Başgün, “Başkan bizi toplantıya çağırdı. Yeni yapılan TOKİ konutlarından sonra herhangi bir çalışmanız var mı diye sordu. Biz başkanımıza hem güney hem kuzey tarafında grup yapmak i.in müsaade istedik. Başkanımız bu konuda olumlu karşıladı bizleri ve bize çalışmalarınızı yapın getirin en kısa zamanda şehrimizi 4 noktadan kontrol altında tutalım dedi. Harput’a yazın Başkanımızın talimatıyla mobil itfaiye bekletiyoruz. Özellikle Harput önemli bir yer. Tam 5 noktadan şehrimizi kontrol altında tutmak için planlarımızı hazırlıyoruz.  İnşallah belki yazın şehrimizi 5 noktadan kontrol edeceğiz.” dedi.

24 OCAK DEPREMİNDE İLK MÜDAHALEYİ İTFAİYE YAPTI

Başgün, 24 Ocak depreminde ilk müdahaleyi ekiplerinin yaptığını ve Mustafa Paşa Mahallesinde enkazdan 23 kişiyi sağ olarak çıkardıklarını ifade ederek, “24 Ocak 2020 saat 20.55 depremin oluş saati. Biz saat 20.50 de Hicret Mahallesinde bir mesken yangını ihbarı aldık. Bir ekip yönlerdik oraya tam vardıklarında deprem meydana geldi. O ara Başkanımız aradı ekibi toplayıp itfaiyeye geçmemizi istedi. Hemen toplandık belediye başkan yardımcımızın başkanlığında koordinasyonumuzu kurduk ve çalışmalarımızı başladık. İlk olarak Mustafapaşa Mahallesindeki göçük alanına ekip çıkardık. Hicret Mahallesi ve Abdullahpaşa ekiplerimizde Dilek Apartmanının bulunduğu alana gönderdik. Hiç kimse daha yokken itfaiye olarak 1,5 saat sahada yalnızdık.  İlk olarak Mustafapaşa’da 23 vatandaşımızı sağ olarak kurtardık. 3 vatandaşımızı da maalesef cansız olarak çıkardık ve sağlık ekiplerine teslim ettik.  İlk etap da 15 personel ve 2 araç ile bu çalışmaları yaptık ve yarım saat sonrasında bütün personelimizi sahaya sürdük. Bunun dışında merdivenleri göçen vatandaşlar balkonlarda mahsur kalmıştı onları da merdivenli araçlarla kurtardık. Dilek Apartmanında da 12 vatandaşımızı enkaz altından sağ olarak çıkardık, ilk 1 saatlik çalışmada. 4 vatandaşımızın da cansız bedenine ulaştık. Ondan 1,5 saat sonra tüm kurtarma ekipleri sahaya indi ve topyekün bir çalışma başlatıldı. O çalışmalarda da biz ön saflarda görev almaya devam ettik.  O arada 86 vatandaş ağır hasarlı binalarda asansörlerde mahsur kalmıştı, biz o vatandaşları da kurtardık. Yine depremden hemen sonra 18 noktada yangın ihbarı aldık, en büyüğü de istasyon caddesindeydi. 20 personel ve 4 itfaiye aracıyla müdahale ettik. Diğer binalara sıçramadan söndürdük. Bir taraftan yangın, deprem ve göçük tam bir kaos ortamı yaşanıyordu. Başkanımız 10 dakikada bir arayıp bizden çalışmalar ile ilgili bilgi alıyordu.

Bu tür durumlarda en fazla sıkıntı ulaşımda oluyor. Buradan İstasyon Caddesinde ki yangına ekiplerimiz zar zor 20 dakikada gittiler. Vatandaş panik içinde ne yaptığını bilmiyor. Resmi görevliler çalışmakta zorlanıyor çünkü hem ulaşım sıkıntı hem de herke bir şey istiyor. Vatandaş da haklı devlete sığınmayacak kime sığınacak.

Bizim 110 personelimiz 15 gün boyunca itfaiyede yatarak olaylara müdahale etti. Evi ağır olan ve çocukları bahçede yatan personelimiz bile vardı. Personelimiz 99 depreminden bu yana yaşanan büyük yıkımlı depremleri yaşayan arkadaşlar. Bir noktada depreme hazırlıklı bir ekibimiz var.  Bunun dışında sadece ekibin tecrübeli olması yeterli değil. Kurtarma araç ve gereçlerinde tam teşekkürlü olması gerekir. Az öncede dediğim gibi bizim bu konuda çok az eksiğimiz var. Biz Van depremi,17 Ağustos depremi, Marmara depremine gittik ve Okçular depremine ilk giden bizdik. Teknik bir donanımımız oldu. Mesela İzmir depremine 20 kişilik ekibimiz hazırdı Başkanımızdan haber bekledik ama ihtiyaç olmadığı için biz gitmedik.

Elazığ depreminde birçok ilki yaşadık. Her 6 çadıra bir yangın söndürme tüpü ve yangın söndürme eğitimi verdik. Çocuklar korkmasın travmayı atlatsın diye onlarla oyunlar oynadık. Bu tecrübeli bir ekibin işl. Depremde tam 3000 bin binanın bacası yıkıldı. Yıkılan bacalar saçakların üzerindeydi biz bu binalardan beton parçalarını topladık.” diye konuştu.

"YANGINA GİDERKEN, EMNİYETTEN BÜYÜK DESTEK ALIYORUZ"

İtfaiye müdürü Başgün, yangınlara giden ekiplerinin zaman zaman yol vermeme konusunda yaşadıkları zorlukların yanı sıra Elazığ emniyet müdürlüğü ekiplerinin kendilerine eskortluk yaptığını belirterek, “Biz özelikle dar mahallelerde sokak başına park edilen araçlardan çok fazla sıkıntı çekiyoruz. Hem vatandaşın aracının güvenliği açısından hem de bizim olaylara hızlı müdahale etmemiz açısından önemli.  Bazen trafikte vatandaş bizimle yarışıp önümüze geçiyor.  Bu bizim işimizi zorlaştırıyor. Bu diğer şehirlere göre Elazığ’da az.  Ben bu konuda Elazığ Emniyetine de sonsuz şükranlarımı sunuyorum çünkü çoğu olayda bize eskortluk yaptılar. Bir diğer sorun asılsız ihbarlar. Eskiden gelen asılsız ihbarların numaralarını tespit edemiyorduk, şimdi asılsız ihbar da yapsa telefonu düşüyor. O numaraya dönüş yaptığımız zaman o vatandaş kötü duruma düşüyor.  Sonrasında savcılığa verip şikâyet de bulunuyoruz.” dedi.

 




Bu haber 512 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI